30 Aralık 2014 Salı

TEACHEARS DİARY / ÖĞRETMENİN GÜNLÜĞÜ

 

Romantik komedi tarzında güzel bir film.
Teachers Diary....

Kore diline alışkın olan benim için dil zor gelse de, senaryo, oyunculuk olarak
çok güzel bir filmdi. İzleyin pişman olmazsınız.
Erkek başrol çok çok tatlıydı. Bir insan bu kadar mı sevimli olur.
Mimikleri on numaraydı.
Konusuna gelicek olursak;
,

Ann ve Song iki öğretmendir. Farklı zamanlarda aynı okulda öğretmenlik yapmışlardır.
Okulda okul yani; bir baraj gölünün ortasında yüzen bir ev...

Çok güzeldi. Gün batımında çok şahane görünüyor.

Yüzen okulda önce Ann öğretmenlik yapmaya başlar. Bir nevi sürgüne gönderilir.
Nedeni ise; kolundaki üç tane yıldız dövmesidir. Sildirmesini isterler.
Ann kabul etmez. Bunu yerine yüzen okulda çalışmayı kabul eder.
Okula geldiği ilk günden itibaren günlük tutmaya başlar. Bir yılın sonunda başka bir
okula tayini çıkar.

Song eski bir güreşçidir. Stajyer öğretmen olarak işe alınır. Yüzen okulda çalışmayı kabul 
eder. İşler hayalindeki gibi gitmez.

Ta ki 

Ann'ın günlüğünü bulana kadar.

Song, okuldaki ve hayatındaki zorlukları Ann'ın bıraktığı günlüğe göre çözer.
Hiç tanışmadığı ve yüzünü görmediği bu kadına aşık olur. Her gün Ann'i hayal ederek 
yaşar. Onunla tanışmayı çok ister. Ama müdürden onun evlendiğini duyar.
Bu yüzden çok üzülür. Yüzen okulda ayrılır. Bilmediği bir şey vardır.

Ann evlenmekten vazgeçer. Yüzen okula geri döner.

Ann bıraktığı günlüğünü bulur. Song'un yazdıklarını okur. Ann de Song dan hoşlanmaya başlar.
Birbirlerini hiç görmeden aşık olan bu iki insan acaba yüz yüze gelebilecekler mi?

16 Aralık 2014 Salı

GÖZYAŞLARIMA RAĞMEN BABAM

                                                                          

''' Babamın bir vicdanı var mıydı? Acaba bir gece karanlıkta uyanıp kendi kendine, bazı insanlara acı çektirdim, diye düşündüğüm olmuş muydu? 
Yoksa bu noktaya hiç varmamış mıydı?

Kendi ihtiyaçları ve acısı dışındakileri gerçekten hissedemiyor muydu? Onunla iyi bir ilişki
kurmanın bir yolu var mıydı? Alkolik bir babanın kızı olarak parçalanmış bir ailede büyüyen ve çoğu kez annesi ile babası arasında tercih yapmak zorunda bırakılan Daley, genç bir kadın olduğunda kendine yeni bir gelecek kurmak ister. Fakat zincirlerinden kurtulduğunu sandığı bir anda babasını yardıma muhtaç hale gelmesi elini kolunu bağlar. Daley için, yaşattığı onca 
acıya rağmen sevmekten asla vazgeçmediği babası ile hayalini kurduğu hayat arasında bir seçim 
yapmak hiç kolay olmayacaktır.'''            
Kapak yazısı

            Gözyaşlarıma Rağmen Babam kitabının ne yazarını önceden bilirdim.  Ne de kitabı duymuşluğum vardı. Başka bir kitabı almak isterken bunu almıştım. Bu kitabı neden mi aldım.
Kitabın ismi, kapak resmi ve özellikle arka kapak yazısı çok hoşuma gitti. Müthiş bir kitap
aldığımı düşündüm.

         Ama hayal kırıklılığına uğradım.

Kitabın ne anlattığından ziyade ne anlatamadığından bahsetmek istiyorum.
İlk saydan itibaren merak duygumu hiç uyandırmadı. karakterlerin anlatımı zayıftı.

Ben kitap okurken tek tek karakterleri kafamda kuralım. Hayal ederim. Ama bu
kitapta bunu yapmak neredeyse imkansızdı. 

         Sanki bir ilkokul öğrencisinin sıkıcı, günlüğünü okuyorum. Günlük olsa bu kadar sıkıcı olamazdı. 

     Bu kadar muhteşem bir arka yazısından sonra böyle bir içerik olmamalıydı.

                                                                                         

30 Aralık 2014 Salı

TEACHEARS DİARY / ÖĞRETMENİN GÜNLÜĞÜ

 

Romantik komedi tarzında güzel bir film.
Teachers Diary....

Kore diline alışkın olan benim için dil zor gelse de, senaryo, oyunculuk olarak
çok güzel bir filmdi. İzleyin pişman olmazsınız.
Erkek başrol çok çok tatlıydı. Bir insan bu kadar mı sevimli olur.
Mimikleri on numaraydı.
Konusuna gelicek olursak;
,

Ann ve Song iki öğretmendir. Farklı zamanlarda aynı okulda öğretmenlik yapmışlardır.
Okulda okul yani; bir baraj gölünün ortasında yüzen bir ev...

Çok güzeldi. Gün batımında çok şahane görünüyor.

Yüzen okulda önce Ann öğretmenlik yapmaya başlar. Bir nevi sürgüne gönderilir.
Nedeni ise; kolundaki üç tane yıldız dövmesidir. Sildirmesini isterler.
Ann kabul etmez. Bunu yerine yüzen okulda çalışmayı kabul eder.
Okula geldiği ilk günden itibaren günlük tutmaya başlar. Bir yılın sonunda başka bir
okula tayini çıkar.

Song eski bir güreşçidir. Stajyer öğretmen olarak işe alınır. Yüzen okulda çalışmayı kabul 
eder. İşler hayalindeki gibi gitmez.

Ta ki 

Ann'ın günlüğünü bulana kadar.

Song, okuldaki ve hayatındaki zorlukları Ann'ın bıraktığı günlüğe göre çözer.
Hiç tanışmadığı ve yüzünü görmediği bu kadına aşık olur. Her gün Ann'i hayal ederek 
yaşar. Onunla tanışmayı çok ister. Ama müdürden onun evlendiğini duyar.
Bu yüzden çok üzülür. Yüzen okulda ayrılır. Bilmediği bir şey vardır.

Ann evlenmekten vazgeçer. Yüzen okula geri döner.

Ann bıraktığı günlüğünü bulur. Song'un yazdıklarını okur. Ann de Song dan hoşlanmaya başlar.
Birbirlerini hiç görmeden aşık olan bu iki insan acaba yüz yüze gelebilecekler mi?

16 Aralık 2014 Salı

GÖZYAŞLARIMA RAĞMEN BABAM

                                                                          

''' Babamın bir vicdanı var mıydı? Acaba bir gece karanlıkta uyanıp kendi kendine, bazı insanlara acı çektirdim, diye düşündüğüm olmuş muydu? 
Yoksa bu noktaya hiç varmamış mıydı?

Kendi ihtiyaçları ve acısı dışındakileri gerçekten hissedemiyor muydu? Onunla iyi bir ilişki
kurmanın bir yolu var mıydı? Alkolik bir babanın kızı olarak parçalanmış bir ailede büyüyen ve çoğu kez annesi ile babası arasında tercih yapmak zorunda bırakılan Daley, genç bir kadın olduğunda kendine yeni bir gelecek kurmak ister. Fakat zincirlerinden kurtulduğunu sandığı bir anda babasını yardıma muhtaç hale gelmesi elini kolunu bağlar. Daley için, yaşattığı onca 
acıya rağmen sevmekten asla vazgeçmediği babası ile hayalini kurduğu hayat arasında bir seçim 
yapmak hiç kolay olmayacaktır.'''            
Kapak yazısı

            Gözyaşlarıma Rağmen Babam kitabının ne yazarını önceden bilirdim.  Ne de kitabı duymuşluğum vardı. Başka bir kitabı almak isterken bunu almıştım. Bu kitabı neden mi aldım.
Kitabın ismi, kapak resmi ve özellikle arka kapak yazısı çok hoşuma gitti. Müthiş bir kitap
aldığımı düşündüm.

         Ama hayal kırıklılığına uğradım.

Kitabın ne anlattığından ziyade ne anlatamadığından bahsetmek istiyorum.
İlk saydan itibaren merak duygumu hiç uyandırmadı. karakterlerin anlatımı zayıftı.

Ben kitap okurken tek tek karakterleri kafamda kuralım. Hayal ederim. Ama bu
kitapta bunu yapmak neredeyse imkansızdı. 

         Sanki bir ilkokul öğrencisinin sıkıcı, günlüğünü okuyorum. Günlük olsa bu kadar sıkıcı olamazdı. 

     Bu kadar muhteşem bir arka yazısından sonra böyle bir içerik olmamalıydı.